Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler sizleri en kalbi duylarımla hürmetle muhabbetle selamlıyorum. 81 vilayetimizin her karışında gece gündüz çalışan teşkilatımızın tüm çalışanlarını saygıyla selamlıyorum.
Yarın İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümünü idrak edeceğiz.
"Millet olarak korkmadık korkmayacağız"
İstiklal Marşı, milletimizin hürriyet iradesinin manifestosudur. Millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl alnımız dik yaşadıysak inşallah kıyamete kadar hür yaşayacağız. Mehmet Akif şunları ifade etmişti; O şiir bir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir, o milletin malıdır. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın.
Türk'ün hürriyetine dokunulamaz. Millet olarak hiçbir zaman korkmuyoruz. Korkmadık, korkmayacağız. Vatan topraklarında kıyamete kadar hür yaşayacağız.
Burada özellikle önceki hafta süfli ve seviyesiz tartışmalar babında, yayınladıkları rezil bildirilerle milletimizin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı anlayana kadar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum.
"Bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız"
Asya'dan Afrika'ya Kafkaslardan Balkanlara kadar Türkiye denilince, Türk milleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Allah aşkına bu değişmez gerçeklere gözlerini kapamak bu hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkar mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? Beyefendiler istemiyor diye Allah Allah nidalarıyla üç kıta yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı red mi edelim? Kimse kusura bakmasın. Biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza da, ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin. Kim hangi bildiri yayınlarsa yayınlasın. Bizi biz yapan hasretlere sıkı sıkıya sarılacağız.
Hiçbir dahili ve harici bedahın hiçbir gücün bu hasletlere zarar vermesine inancımızı ve irademizi kırmasına bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz. 86 milyon hep birlikte birbirimizin hukukuna ve Türkiye Cumhuriyeti'nin hukukuna, canımız pahasına sahip çıkacağız.
Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, AK Parti Genel Başkanı olarak, hepsinden öte bu aziz ve asil milletin bir evladı olarak, İstiklal Marşımıza da İstiklalimize de son nefesimize kadar sahip çıkacağımızı bunları korumak için gerektiğinde göğsümüzü siper edeceğimizi bugün bir kez daha ilan ediyorum.
Bu vesileyle istiklalimizin olduğu kadar istikbalimizin de tapu senede olan İstiklal Marşı gibi nadide bir hediyeyi bizlere armağan eden büyük mütefekkir, münevver ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle iade ediyorum.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları
Bölgemizde çatışmalar sürüyor. Çatışmalar sona ermeden yenileri ekleniyor. Saldırının başladığı ilk gün ilkokulda kız çocukları katledildi. İran'da hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bini aştı. Dini lider Hamaney başta olmak üzere üst düzey bir çok yetkili öldürüldü. Kadın, çocuk, yaşlı, sivil ayrımı yapmadan ağır bedeller ödetiliyor.
İran'a yönelik saldırılar küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Bütün dünya bu savaşın faturasını ödemeye hazırlanıyor. Burada bir hususun altını çizmek istiyorum; Türkiye olarak kriz anlarında dost ülkelere sırtını dönen bir ülke değiliz. Biz bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen bir ülke hiç değiliz. Biz krizlerin çözümü için risk ve sorumluluk alan bir devlet ve hükümetiz.
"Bu savaş büyümeden durdurulmalı"
Hem İran, hem ABD hem de ilgili bölge ülkeleriyle temasla kurduk. Yirminin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Bu savaş büyümeden bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sürdürüyoruz. Çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz, temkinli hareket ediyoruz. Kanlı senaryolara karşı gerekli önlemleri alıyoruz.
"Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz"
Biz bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da 'bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür' diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Millet olarak bizim için Arap, Kürt, Sünni, Şii değil sadece insan vardır. Haksızlığa uğrayan, sıkıntı çeken kim varsa biz onun yanındayız. Daha önce komşumuz Irak'ta, Somali'de, Suriye'de, Rusya-Ukrayna savaşında bunu yapıyoruz. Irk, mezhep, din, dil, köken ayrımını reddediyoruz. Bugün üzerine basarak tekrarlıyorum; Bizim 'Sünnilik, Şiilik' gibi bir dinimiz yok. Bizim tek dinimiz var, o da İslam. Hz. Ali bizim, Hz. Ömer de bizim, Hz. Ayşe validemiz bizim, Hz. Zeynep annemiz de bizimdir.
Sosyal medyada mezhepçiliğin körüklendiğine şahit oluyoruz. Bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. Bugün bize faydası olmayan tartışmalardan uzak durulmalıdır.
"Egemenliğimize göz dikenlere de hodri meydan demekten çekinmeyiz"
Türkiye düşmanı lobiler tarafından yürütülen kampanyaların farkındayız. Biz bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Bu millet sıradan bir millet değildir. 15 Temmuz'da sadece içimizdeki hainleri değil onların ipini tutanları da bozguna uğrattık.
Biz Ortadoğu'nun hasretini çektiği kalıcı barışa ulaşmasından yanayız. Bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bizim barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Egemenliğimize göz dikenlere de hodri meydan demekten çekinmeyiz.
Bölgemizdeki çatışmalardan gördüğümüz gibi artık savaşlar boyut değiştirmektedir. Avrupa ülkeleri dahil dijital mecralarla ilgili şüpheler artmaktadır, önlemler gündeme gelmektedir. Eğitimden sağlığa haberleşmeye kadar dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan hepimiz istifade ediyoruz.
Tüm dünya için endişe veren rakamları paylaşmak isterim; İnternette geçirilen süre yetişkinlerde 6 saat 38 dakikayı bulmuş durumda. Çocukların ekran saatlerinin 9 saate kadar çıkabildiği tahmin ediliyor.
Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik gibi içeriklere bu kadar kolay ulaşabilmesi kabul edilemez. Gayemiz onları güvenli bilinçli bireyler olarak var edebilmektir. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan önleyici bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifini geçtiğimiz hafta Meclise sunduk. Siyasi parti ayrımı olmaksızın evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin yasalaşacağına inanıyorum.
Emekli maaşı 14 Mart'ta yatacak
Emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. Bayram ikramiyelerini bayram öncesi hesaplarına yatırıyoruz. Maaşları da öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Ramazan bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum.