Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz İstanbul’da düzenlenen “Evrensel Aşura Matem Merasimi” programında yaptığı konuşmada, Kerbela’nın sadece tarihsel bir hadise değil, bugün de insanlığa yol gösteren bir adalet ve vicdan çağrısı olduğunu söyledi. Hz. Hüseyin’in Kerbela’daki direnişinin hakikat ve insan onuru mücadelesinin sembolü olduğunu belirten Yılmaz, “Kerbela, hak ile batılın, adalet ile zulmün karşı karşıya geldiği büyük bir insanlık imtihanıdır” dedi.
HEM HAKLI HEM GÜÇLÜ OLACAĞIZ
Dünyanın yeni bir imtihandan geçtiğini ifade eden Yılmaz, güç merkezli anlayışın kalıcı olamayacağını vurgulayarak, “Adaletten, merhametten ve hukuktan bağımsız bir gücün hiçbir kıymeti yoktur. Türkiye olarak hem haklı hem de güçlü olacağız” diye konuştu. Mezhep ve kimlik farklılıklarının çatışma sebebi yapılmaması gerektiğini belirten Yılmaz, “Allah’ımız bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir, Ehl-i Beyt sevgimiz bir. Farklılıklarımızı çatışma değil zenginlik olarak görmeliyiz” ifadelerini kullandı.
DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE SOYKIRIM
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Gazze’de yaşananlara değinen Yılmaz, “Bugün Kerbela Gazze’dir. Gazze’de yaşananlardır. Bugünün Yezitleri de Netanyahu hükümeti ve onun destekçileridir” dedi. Gazze’de dünyanın gözleri önünde bir soykırım işlendiğini savunan Yılmaz, insanlığın vicdanının harekete geçirilmesi gerektiğini belirterek, Filistin halkının haklı davasının yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
FİLİSTİN’E DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEK
Türkiye’nin Filistin konusunda kararlı tutumunu sürdüreceğini ifade eden Yılmaz, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar desteğin devam edeceğini vurguladı. İsrail/ABD-İran Savaşı nedeniyle yaşanan insani ve ekonomik kayıpların kendilerini üzdüğünü belirten Yılmaz, son günlerde sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını ve kalıcı barışın sağlanmasını temenni ettiklerini dile getirdi.
MAZLUMUN YANINDA DURMAK ORTAK SORUMLULUĞUMUZ
Kerbela’nın en önemli derslerinden birinin şartlar ne olursa olsun hakkın yanında yer almak olduğunu söyleyen Yılmaz, “Haksızlığa uğrayanın dini, mezhebi, etnik kimliği ne olursa olsun adaleti savunmak ve mazlumun yanında durmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.