Kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" sıfatıyla tanıtıp beraberindeki grupla Afyonkarahisar’da bir AVM'de denetim yapan Ferhat Aydoğan ve 5 kişi gözaltına alındı. Cumhur İttifakı'nın adını kullanarak kamuoyunda görünürlük elde etmeye çalışan söz konusu grubun üyelerinin suç makinası olduğu ortaya çıktı. Kendisini siyasi hareketlerin temsilcisi gibi gösteren, siyasetçilerle verdikleri fotoğrafları meşruiyet aracı olarak kullanan ve sosyal medyada provokatif paylaşımlarla taban oluşturmaya çalışan bu tür oluşumlar, sık sık adli vakalarla anılıyor. Son operasyon da “Kim bu kolpacılar” sorusunu gündeme taşıdı. Geçtiğimiz yıllarda AK Gençlik Ocakları, Osmanlı Ocakları ve Halk Özel Harekât gibi benzer provokatif siyasi temelli yapılanmalar gündeme gelmişti.
GRUBUN SİCİLİ KABARIK
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla düzenlenen operasyonda, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan Ferhat Aydoğan ile birlikte 5 kişi gözaltına alındı. Durdurulan bir araçta yakalanan ekibe ters kelepçe takıldı. AVM içerisinde kamu görevlisi gibi hareket ederek iş yerlerini denetlemeye çalışan şüpheliler hakkında "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçundan soruşturma başlatıldı. Gözaltına alınan Ferhat Aydoğan'ın 9, Ergin Vançin'in 6, Mustafa Güngör'ün 6, Eyüp Vançin'in 4 ve Yusuf Yılmaz'ın 1 suç kaydı bulunduğu ortaya çıktı.
15 KEZ CEZAEVİNE GİRMİŞ
Siyasetçiler, bürokrasideki kurum müdürleri ve tanınmış isimlerle fotoğrafları olan, Adana nüfusuna kayıtlı Ferhat Aydoğan'ın “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, tehdit, taksirle yaralama, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlar, hırsızlık, mala zarar verme, nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, hakaret, bilişim sistemine girme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmek, kişilerin huzur ve sükununu bozma” gibi suçlardan adli sicil kaydı olduğu belirlendi. 15 kez cezaevine giren Aydoğan’ın tehdit ve şiddetle haksız kazanç sağlayan organize suç şebekelerine müzahir faaliyetlerde bulunduğu da ortaya çıktı.
KIRTASİYEDE BAKANLIK KİMLİĞİ BASTIRMIŞTI
Kendisini bir dönem, “Alaattin Çakıcı’nın basın danışmanıyım” diye pazarlayan Aydoğan ilerleyen dönemde kendisini, "Ak Gençlik Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıttı. İçişleri Bakanlığı’nın adını ve amblemini kullanarak bir kırtasiyede sahte kurum kimlik kartları bastırdığı belirlenen Aydoğan’ın, bu kartlarla kaymakamlıkları ve bakan yardımcılarını ziyaret ettiği ortaya çıkmıştı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın "Gereği yapıldı" açıklamasıyla duyurduğu operasyonda gözaltına alınan Aydoğan, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Canpolat’ı abisi vurdu
- Benzer bir tablo daha önce Osmanlı Ocakları'nda yaşanmıştı. Kamuoyunda yıllarca siyasi söylemler ve tartışmalı çıkışlarla gündeme gelen yapının lideri Kadir Canpolat hakkında, Milli Emlak'a ait Hazine arazilerinin satışı vaadiyle bir iş insanını dolandırdığı iddiasıyla dava açılmıştı. Siyasetle kurulan görüntü ilişkileri ve yüksek perdeden söylemlerle büyütülen Osmanlı Ocakları'nın hikâyesi ise trajik bir sonla noktalandı. Harekete, “Ocak Partisi” adında siyasi bir parti de kuran Genel Başkanı Kadir Canpolat, 2025 yılında Erzurum'da ağabeyi tarafından silahla vurularak öldürüldü.
Silahlarla poz vermişlerdi
- 15 Temmuz darbe girişiminin ardından "darbelere karşı halk hareketi olma" iddiasıyla “Halk Özel Harekât” isimli bir dernek kurulmuştu. Osmanlı armasını kullanan, toplam 22 ilde şube açan, silahlı gruplar halinde sosyal medya paylaşımları yaparak, “Bize ihtiyaç duyulduğunda her zaman hazırız” sözleriyle paramiliter bir oluşum izlenimi veren dernek tepki toplamıştı. Tartışmanın meclise taşınması sonrası dernek kapatılmıştı.