Millî Eğitim Bakanlığı, yabancı ülkelerin büyükelçilik ve konsolosluk çalışanlarının çocukları için geçmişte açılan ancak resmi izin almadan faaliyet yürüttüğü belirlenen okullara yönelik kapsamlı bir inceleme başlattı. Sürecin ilk adımı olarak valiliklere gönderilen yazıyla, bu kurumlara Türk öğrencilerin kaydedilip kaydedilmediğinin tespiti ve yasal statüsü bulunmayan okullara devam eden öğrencilerin velilerine bildirim yapılması istendi. Bakanlık böylece “Türkiye’de Türk çocukların yabancı gibi eğitim almasını önlemek” istiyor. Bu okulların müfredatında MEB’in eğitim-öğretim programı uygulanmadığı için öğrenciler Türkiye’deki değerler sistemine yabacı kalıyor.
DUYUMLAR ÜZERİNE HAREKETE GEÇİLDİ
Bakanlık yazısında, Türkiye’de eğitim faaliyetlerinin anayasal ve yasal çerçevesi hatırlatıldı; tüm eğitimlerin devletin gözetim ve denetiminde yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Özel öğretim kurumlarının kanunla belirlenen şartlarla faaliyet gösterebileceği ve yetkili makamlardan izin alınmadan eğitim verilemeyeceği ifade edildi. Sorunun yalnızca “izinsiz faaliyet” olmadığını, aynı zamanda zorunlu eğitim sisteminin ihlali anlamına geldiği belirtildi. Zorunlu eğitim çağındaki öğrencilerin yalnızca Bakanlığa bağlı okullara devam etmesi gerektiği hatırlatılırken, e-Okul kayıtları üzerinden sahadaki durumun inceleneceği kaydedildi. Bakanlığa, başlangıçta sadece yabancı misyon çalışanlarının çocukları için açıldığı değerlendirilen bu okullara Türk öğrencilerin de kaydedildiğine dair duyumlar ulaştı ve denetim süreci başlatıldı.
HUKUKSUZCA FAALİYET GÖSTERİYORLAR
Bakanlık kaynakları, meselenin kapsamını, “Almanların Ankara, İstanbul ve İzmir’de üç; Fransızların ise Pierre Loti ve Charles de Gaulle olmak üzere iki okulu bulunuyor. Farklı dönemlerde gelen raporlara göre bu statüde toplam 9 okul var ve bunlar kayıt dışı kabul ediliyor” ifadeleriyle ortaya kaydı.
TÜRK ÖĞRENCİLER İÇİN AÇIK İHLAL VURGUSU
Kaynaklar, denetimin en kritik ayağının Türk öğrenciler olduğunu vurgulayarak, “Temel eğitim düzeyindeki çocukların zorunlu olarak Türk okullarına gitmesi gerekiyor. Bu durum, lise düzeyinde bu okullara gidilebileceği anlamına da gelmiyor” dedi. Aynı çerçevede yabancı okulların yapısına dikkat çeken kaynaklar, “Bu yabancı okulların temel eğitim kademesi yok; yani açmaları da mümkün değil. Lise düzeyinde de ancak Türk devletinin tanıdığı okullara gidilebilir. Bu nedenle Pierre Loti ve Charles de Gaulle gibi okullara Türk öğrencilerin kaydı mümkün değil” diye konuştu. Öte yandan, bu durumun sadece Türk öğrenciler için değil, Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklu öğrenciler için de geçerli olduğu belirtildi.
VELİLERE DE İNCELEME
Denetim sürecinin yalnızca tespitle sınırlı kalmayacağını belirten kaynaklar, velilerin de bu süreçte sorumlu olacağını vurguladı. Kaynaklar, “Yasal statüsü bulunmayan okullara devam ettiği belirlenen öğrencilerin velilerine resmi bildirim yapılacak, devamsızlık ve zorunlu eğitim hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilecek” ifadelerini kullandı.
YENİ KAYITLAR DENETLENEMİYOR
Bakanlık kaynakları, okulları tamamen kapatmanın amaç olmadığını, öncelikli hedefin bu yapıları hukuki zemine çekmek olduğunu belirtti. İlgili ülkelere, bu okulların yasal statü kazanabilmesi için ikili anlaşma yapılması gerektiği bildirildi; aksi takdirde faaliyetlerinin mümkün olmayacağı vurgulandı. Süreçte kritik konu mütekabiliyet. Bakanlık, karşı tarafın mütekabiliyet şartını öne sürmesine rağmen, bu ilke sağlanmadan anlaşma imzalanmayacağını net biçimde ifade ediyor. Bazı okullar yeni öğrenci alımını durdurmuş olsa da mevcut öğrenciler devam ederken yeni kayıt alınıp alınmadığı tam olarak denetlenemiyor ve okullar hâlâ hukuki açıdan sorunlu konumda bulunuyor.
Hukuki açıdan hâlâ sorunlu
Daha önce bu kapsamda faaliyet gösterdiği belirlenen Charles De Gaulle ve Pierre Loti okullarına ilişkin yürütülen uzun müzakerelerde, Fransa’da yaşayan Türk öğrencilerin Türkçe öğrenimini de kapsayan bir eğitim iş birliği anlaşması için görüşmelerin sürdürülmesi, yasal statü sağlanana kadar bu okullara yeni Türk öğrenci kaydı yapılmaması ve 1 Ocak 2024’ten itibaren ana sınıfı ile ilkokul birinci sınıflara ve ara sınıflara Türk öğrenci kabul edilmemesi konusunda uzlaşıya varılmıştı. Ayrıca mevcut Türk öğrencilerin listelerinin Bakanlığa iletilmesi, okullarda Türk dili, kültürü, edebiyatı, tarihi ve coğrafya derslerinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğretmenler tarafından okutulabilmesi ve süreçlerin Bakanlık tarafından denetlenmesi kararlaştırılmıştı.