Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar'ın başkenti Doha ziyareti kapsamında Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi.
Bakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha'daki ortak basın toplantısında konuştu.
Mevkidaşı Al Sani ile görüşmesinde, ikili ilişkilerin yanı sıra küresel meselelerin de ele alındığını dile getiren Fidan, "Karşı karşıya olduğumuz Körfez'deki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı. İsrail yayılmacılığı bölgemizde birinci derece istikrar, güvenlik sorunu olmaya devam ediyor" ifadesini kullandı.
Fidan, Gazze'de, Beyrut'ta, Batı Şeria'da ve Suriye'de ortaya konan yayılmacı tavrın birçok insanın hayatına mal olduğunu vurgulayarak, evlerinden zorla çıkartılan, göç eden insanların mülteci durumuna düştüğünü söyledi.
Bölge ülkeleri ve uluslararası toplumun hassasiyetle bu konuya eğilmesi gerektiğini belirten Fidan, "Gazze'deki ateşkes ihlalleri tavan yapmış durumda" sözlerini sarf etti.
"Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda bütün çabaları destekliyoruz"
Hakan Fidan, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda bütün çabaların desteklendiğinin altını çizerek, "Hürmüz Boğazı'nın bir silah olarak kullanılmaması bölge istikrarı, bölge güvenliği için olduğu kadar dünya ekonomisi için de fevkalade önemli" diye konuştu.
Bu açıdan geçiş emniyetinin sağlanması ve bir daha bu duruma dönülmemesi için bütün çabaların desteklendiğini söyleyen Fidan, öncelik verilen hususun, barışçıl ve diplomatik çabaların hayata geçmesi ve bu yolla Hürmüz Boğazı'nın açılması olduğunu kaydetti.
Katar ve Türkiye’den Pakistan’ın arabuluculuk girişimine destek
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı Körfez ülkelerine baskı aracı olarak kullanmaması gerektiğini belirten Al Sani, bölgede gerilimin azaltılması için diplomasinin tek çözüm yolu olduğunun altını çizdi.
"Hürmüz’de yaşanan kriz tüm dünyayı etkiliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer ne yazık ki bir silah olarak kullanılıyor" ifadesini kullanan Al Sani, mevcut durumun gerilimi düşürmeye yardımcı olmadığını söyledi.
Katar Başbakanı, ABD’ye yaptığı son ziyaretin ağırlıklı olarak Pakistan’ın arabuluculuk girişimlerine destek vermeye odaklandığını, Pakistan’ın arabulucu rolünü desteklediklerini ve bu girişimin bölge ve dünya için çok önemli ve belirleyici olduğunu ifade etti.
Katar’ın krizlerin barışçıl yollar ile çözümünü hedefleyen tüm girişimlere tam destek verdiğinin altını çizen Al Sani, Katar ve Türkiye’nin Pakistan’ın diplomatik girişimlerini desteklediğini vurgulayarak, "Türkiye ve Katar olarak savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için koordinasyon içinde çalışmalarımıza devam ediyoruz" şeklinde konuştu
Al Sani, savaşın Körfez ülkeleri üzerindeki ekonomik etkilerini Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştüklerini belirterek, bölgenin kardeş ve dost ülkelerle istişareyi gerektiren hassas bir dönemden geçtiğini söyledi.
Gazze’deki gelişmelere de değinen Al Sani, İsrail’in ateşkese rağmen sivillere yönelik bombardımanının ve zorla yerinden etme politikalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, "İsrail, Gazze’de ateşkese rağmen ihlallerine devam ediyor. Bu kabul edilemez" dedi.
İsrail’in anlaşmalara uymadığını ve insani yardımların Gazze’ye girişine izin vermediğini söyleyen Al Sani, Türkiye ile bu konularda ortak görüş paylaştıklarını belirtti.
Dışişleri Bakanı Fidan ile görüşmesinde Lübnan’daki ateşkes ihlallerinin de gündeme geldiğini aktaran Al Sani, İsrail’in yerleşim bölgelerine yönelik saldırılarının ve Lübnan halkına yönelik tehditlerinin ele alındığını söyledi.
Al Sani ayrıca Doha ile Ankara arasındaki ilişkilerin son yıllarda güçlü bir stratejik ortaklığa dönüştüğünü ve iki ülkenin tüm alanlarda ortak koordinasyonu sürdüreceğini ifade etti.