Bir Avrupa Parlamentosu üyesinin Türkiye Cumhuriyeti hakkında konuşurken “sömürge komiseri” üslubuyla konuşması, kendisi için siyasi bir utanç ve Parlamento değerlerini istismardır. AP’nin bu seviyesizliği ciddi bir şekilde ele alması gerekir.
Siyasi bir niteliği olmadığı konuşmasından anlaşılan bu şahsın ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Bu kişi “Avrupa Parlamentosu üyesi ve gölge raportör” sıfatını taşıdığı için, “Avrupa Parlamentosu” hakkında gösterdiğimiz özen gereği mecburen cevap veriyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Kabinesini, Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve Kabinemizin herhangi bir üyesini saygısız bir dille hedef göstermek kimsenin haddi değildir. Avrupa Parlamentosu adına yapılan bu saygısızlığın arkasındaki saikler, bu köklü kurum tarafından ciddi şekilde sorgulanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına saygı, bir tartışma konusu olamaz.
Avrupa Parlamentosu geçmişte nitelikli bir “siyaset ve insan hakları okulu”ydu. Bugün ise “sömürge komiseri” edasıyla konuşan bazı niteliksiz siyasetçilerin “güdümlü siyasi lobi” faaliyetleri yüzünden değer kaybetmektedir. Türkiye hakkında geçmiş yıllarda hazırlanan raporların da gerçeği yansıtmak ve diyalog kapılarını açmak yerine, bazı siyasi odakları tatmin etmek üzerine kurulduğu görülmüştür.
Avrupa Parlamentosu’nun saygın geçmişine ve hakkaniyetli yaklaşımlarına uygun her türlü diyaloğa önem veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına yapılan hiçbir saygısızlığa ise izin vermeyiz.
Avrupa Parlamentosu’nun başta Gazze olmak üzere temel insanlık konularında tarihin doğru tarafında duramayan yanlışlarını güçlü şekilde telafi etmesi gerekir. Avrupa Parlamentosu “insanlık ittifakı”nın güçlü bir destekçisi olacak birikime sahiptir ve bu birikime önce Parlamento üyelerinin saygı duyması gerekir. Bu çerçevede, Avrupa Parlamentosu “yaptırım” araçlarını doğru ve saygın biçimde kullanmak istiyorsa, siyonistlerin Gazze’deki soykırım suçlarını destekleyen Avrupalı siyasetçileri gündemine almalıdır. Avrupa’daki siyonist soykırım destekçisi siyasetçilere yaptırım kararı almayan AP’nin diğer konularda söz söyleme zemini yoktur.
Bugün Avrupa Parlamentosu’nun bazı üyelerinin çeşitli etkiler altında “siyasi bağnazlığın” vesayeti ile hareket ettiği pek çok gündem vardır. Türkiye’ye dönük bu bağnaz siyasi dilin hiçbir hükmü yoktur.
Avrupa Parlamentosu üyesi sıfatı taşıyan bazılarının “siyasi yobazlık”la Türkiye’yi hedef almasını reddediyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun bu siyasi yobazları “demokrasi ilkokulu”na göndermesi en doğru seçenektir.
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye Raporu taslağında Adalet Bakanı Akın Gürlek için yaptırım çağrısının yer alması tartışma konusu oldu.
Yaptırım çağrısının yer aldığı raporla ilgili AP'de henüz bir görüşme gerçekleştirilmedi ve onaylanmadı.
AP'nin İspanyol temsilcilerinden Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan rapor 16 Haziran'da Strasbourg'da yapılacak genel kurul oturumunda görüşülecek. Rapora nihai halini verecek oylama ise 17 Haziran'da yapılacak.
“AP, yukarıda açıklanan ciddi demokratik gerileme göz önüne alındığında, Komisyon Başkan Yardımcısı / Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'ne, insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında, AB'deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere, kısıtlayıcı tedbirler alınması çağrısını yineler.”
Türkiye'nin demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunun altını çizen Gürlek,dedi.