Türkiye'nin geleceğini şekillendiren zirveler serisine eklenen bu yeni halka, Albayrak Medya öncülüğünde sektörün dev isimlerini aynı kürsüde buluştu.
Zirve Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü'nün açılış konuşmasıyla başladı:
"Sayın bakanım kıymetli misafirler,
Şahsım ve Albayrak ailesi adına hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Albayrak medya grubunun gerçekleştirmiş olduğu Ticarette Türkiye Yüzyılı zirvesine hoş geldiniz.
Bugün burada gerçekleştireceğimiz zirve bizim için çok önemli bir zirve olacaktır ve tarihe geçecektir. Hürmüz’den yükselen gerilim küresel ekonomiyi yakın tarihinin en derin şoklarından biriyle yüzleştiriyor. Ticaret ekonomi sanayi tarım ve teknoloji hiçbir sektör bu sarsıntıdan azade değil. Ancak Türkiye tam da bu tablonun ortasında bir istikrar adası olarak yükselişine devam ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle bu kriz ülkemizin önüne yeni kapılar açacak. Buna kalben inanıyoruz ve bu söylemi sonuna kadar destekliyoruz. İnanıyoruz ki her zorlukla beraber bir kolaylık vardır ve muhakkak her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Hem dünyamız hem ülkemiz bugün bu zor dönemden de geçecek ve istikrarlı bir şekilde yoluna devam edecektir. Bu güven ve kararlılık tesadüf değildir. Karar vericilerimizin yıllardır inşa ettiği stratejik aklın meyvelerini topluyoruz. Sayın bakanım kıymetli misafirler, kadim geçmişimiz ve geçmiş medeniyetlerimiz bize ticaretin sadece sayılardan ibaret olmadığını öğretti. Aynı zamanda hak yemeden helalinden kazanmayı ve bereketi de öğretti. Biz biliyoruz ki bereketsiz kazanç köksüz bir ağacın dalları gibidir ne gölge verir ne meyve. Bugün modern dünyanın kazan kazan modeli olarak tanımladığı ticaret kavramını bizim medeniyetimiz yıllar önce yaşamış ve bugünlere taşımıştır. İşte bugün Türkiye etrafı ateş çemberi olsa da her alanda büyüyor istikrar ve huzur içerisinde hedeflerine bir bir ulaşıyorsa bunun en büyük nedeni köklerine olan bağlılık ve sadakatten ötürüdür. "
Program Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil'in konuşmasıyla devam etti:
"Halkbank olarak Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin ticaret vizyonunun ve gelecek stratejilerinin ele alınacağı bu önemli zirveyi hayata geçiren Albayrak Medya'ya teşekkür ediyorum.
Değerli konuklar küresel ekonomi jeopolitik gerilimlerin küresel tedarik zinciri üzerinde meydana getirdiği aksaklıklara bağlı olarak çok zorlu bir sınavdan geçiyor. Çok kutuplu yeni dünya düzeni ve güç mücadeleleri küresel ticarette korumacı eğilimlerin artmasına ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesine neden oluyor. Küresel ticaret dinamiklerindeki değişim ticaretin geleceğindeki belirsizlikleri arttıracak aşağı yönlü riskleri açığa çıkarıyor. Ayrıca önemli bir enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı etrafında düğümlenen politik çıkmazlar enflasyon görünümü bozarak küresel finansal piyasalara olumsuz yansıyor. Bu dönemde Merkez Bankamızın rezervleri finansal istikrarı korumada önemli bir tampon görevi görerek dış politikaları yönetebilme kabiliyetimizi arttırıyor. Dezenflasyon süreciyle eşgüdüm içerisinde reel sektörün finansmana erişimi için de gerekli tedbirler alınıyor. Nisan ayı başında Hazine ve maliye bakanlığımızın turizm ve ihracat odaklı sektörlere yönelik devreye aldığı ilave kredi paketi de jeopolitik gelişmelerin etkisini azaltmak için önemli bir adım oldu. Son açıklanan ihracat verilerindeki olumlu görünüm de bu yaklaşımı destekler niteliktedir. "
Programa MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir açıklamalarıyla devam etti.
"Bugün burada sadece bir ekonomi vizyonu değil, aslında bir medeniyet iddiasını konuşmak için bir araya toplandık. Çünkü Türkiye Yüzyılı dediğimiz mesela sadece büyüme rakamlarından ihracat verilerinden ya da yatırım tablolarından ibaret değildir. Bize göre Türkiye Yüzyılı yeniden ayağa kalkmış üretim gücünü yeniden keşfetmiş özgüvenini yeniden kazanmış bir milletin hikayesidir. Biraz önce de ifade edildiği üzere dünya son derece kritik bir dönüşüm sürecinin içerisinden geçiyor. Güç dengeleri yer değiştiriyor. Bugünkü dünyayı aslında eski dünya düzeninin geride kaldığı ama yeni dünya düzeninin henüz kurulmadığı bir eşik dönemi olarak da tanımlayabiliriz. Ve tüm bu olan biten tümüyle bizim coğrafyamızda cereyan ediyor. "Arap Baharı" olarak isimlendirilen ve coğrafyamızı zayıflaştıran gelişmelerin sonrasında Rusya Ukrayna savaşı, bölge ve etraf ülkelerimizdeki birçok ülkenin halen geleceğe yönelik belirsizliğini koruyan devlet yapısı ve son olarak da şüphesiz İsrail ABD İran arasında halen devam etmekte olan savaş ve bunların oluşturacağı muhtemel etkiler. Bu noktada açıkça şunu söylemek gerekir ki, kurulacak yeni dünya düzeninin tek bir denklemi yok. Aksine birbirini etkileyen ve birbirinin sonucuyla yeniden şekillenen bir denklemler bütününden bahsediyoruz. Ve elbette bu denklemlerin herkesi ve tüm ülkeleri tüm tarafları memnun edecek olan sihirli bir çözümü de yok. Çünkü tarih boyunca olduğu gibi bölge bugün de çıkar çatışmalarının kesişim alanı haline gelmiş durumda. İşte tam da bu nedenle çözümü geçmişte defalarca denenmiş ancak sonuç alınamamış yöntemlerde değil. Ezber bozabilme kabiliyetinde farklı bir bakış açısında aramak gerekiyor."
Bakan Bolat soruları yanıtladı
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat; Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, TVNET Genel Yayın Yönetmeni Serhat İbrahimoğlu ve Z Raporu Genel Yayın Yönetmeni Semra Karabaş'ın sorularını yanıtladı.
Hürmüz Boğazı'nda artan gerilimden ne derece etkileniyoruz, bölgede mahsur gemilerimiz var mı?
Ömer Bolat: "ABD - İran geriliminden önce dünya resmine bakarsak çok çalkantılı dönemden geçtiği ortada; Gezi olayları, kanlı darbe girişimleri, Kovid krizi, dünyada yaşanan enflasyon patlaması, Ticaret savaşları gümrük savaşları derken bu süreçte dünya ticaret örgütünün etkisizleşmesi, İsrail'in saldırıları ve 70 gün önce başlayan İran saldırısı ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılması büyük bir krize yol açtı. Çünkü dünyadaki doğalgazın yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçerek dünyaya satılıyordu. Şimdi Hürmüz Boğazı'nın koz olarak kullanılması piyasalarda arz krizi endişesi ve hızlı bir tırmanış başladı.
Your browser doesn't support HTML5 video.
Piyasada bulunamama arz krizi etkisini beraberinde getirdi. Türkiye bu dönemde barışı sağlamak için büyük uğraş verdi ve hala vermeye devam ediyor. Şuanda gelinen noktada müzakereler, diğer adıyla pazarlıklar devam ediyor. İran'ın nükleer kartı müzakerelerin zorlu geçmesini sağlıyor."
Hürmüz'e alternatif arayışı söz konusu bu konuda bir çalışma var mı?
Hicaz'dan başlayıp Türkiye'ye uzanan bir kara yolu hattı var. Burada da 4 günde ürünler ulaştırılıyor. Bunları aktif kullanmaya başladık. TIR'larımızın transit ticaretinde bir engel vardı bunu hızlı bir şekilde çözdük. 15 Nisan'dan beri TIR şoförlerimize transit vize veriliyor ve transit rota çalışıyor.
Malum Orta koridor var. Orta koridorun da önemi anlaşıldı Körfez savaşının başlamasıyla. Oranın da kapasitesini artırdık bir de buna Zengezur Koridoru eklendiğinde hem karayolu hem de demiryolu olarak alternatif rotalar oluşturuluyor. Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, lojistik maliyeti de çok yükseltti. 27 Şubat günü çok ucuzdu bir anda allak bullak oldu. Hasar alan ülkeler yıkım yaşayan ülkeler bize doğru eğilim gösterecekler. Mesela tekstil-giyim çok zorlandığımız sektördü ama son iki ayda tekstil giyim sektörünün siparişleri arttı. Nisan ayında bütün sektörlerin ihracatı artış gösterdi.
Türkiye'nin "Made in EU" konusundaki durumuna dair soruyu yanıtlayan Ömer Bolat:
"Konuşmanın başında anlattığımız dünyadaki jeopolitik ve siyasi çatlaklar o kadar şiddetli ki, herkes panik halde ne önlemler alsam diye uğraşıyor. Türkiye de burada gözde bir ülke. Ve birçok ülkenin bakanları ile görüşmeler yapıyoruz. Bizi model almaya çalışıyorlar. ABD'nin içine kapatma ve duvarları yükseltme politikası karşısında, Çin'in Kovid sonrası fiyatları yüzde 40-50 kırarak dünya pazarlarına adeta hücum etmesi karşısında Avrupa üyeleri de panik halde arayışlara girdi. Ve korumacı tedbirlerini arttırma çabası içerisine girdi. Burada Avrupa Birliği ülkelerini bir bütün görmemek lazım. Bu noktada bir anda geçen yılın son aylarında sanayi hızlandırıcı yasa, onun için de yeşil ekonomiye uyum kısıtlamaları, Made in EU gibi kıstaslar gibi tedbirler paketi ortaya çıktı. Biz gerçekten 4 ay çok sıkı ve kaygı verici bir süreç işlettik. Ve bu anlamda ülkemizin Avrupa Birliği ile ortaklığından ve gümrük birliğinden doğan hak ve menfaatlerine zarar gelmemesi için gerek Sayın Cumhurbaşkanımızdan başlayarak liderler düzeyinde gerek biz Ticaret Bakanlığı'mız Dışişleri Bakanlığımız, Türkiye'de yatırımları olan Avrupalı sanayiciler... Hep birlikte bir takım çalışmasıyla 4 Mart'ta AB komisyonunun aldığı kararla konu biraz rahatladı. Henüz tam nihayete ermedi. Ama o tarihi karar da "Made in EU" tanımının içine bizim de gümrük birliğimizin de dahil olması sağlanmış oldu. Bu çok önemliydi. " ifadelerini kullandı.
Your browser doesn't support HTML5 video.
"Türkiye dünyada en çok vize verilen ülkeler arasında"
"Avrupa ülkeleri Türkiye'nin ihracatında önemli bir ortağımız. Biz de onlar için önemliyiz. Vize bizim 1963 Ankara Anlaşması uyarınca, 1986'da almamız gereken bir serbestiyetti. Türkiye'deki 12 Eylül'den sonra bir vize olayı başladı o tarihten beri bu süreç devam ediyor. Burada 2015 yılında bir vize protokol anlaşması olmuştu biz 66 kriteri sağladık. Terör konusunda adım atmadığımız için süreç durmuştu. Ticaret devam ediyordu ama siyasi ilişkiler donmuştu. 2023'te AB'de Türkiye'ye karşı yapıcı bir eğilim başladı biz de ona karşılık verdik ve çok hızlı bir şekilde karşılıklı ziyaretler yapıldı.
Dünyada en çok vize verilen birinci ülke Çin, onu çıkardığımızda Türkiye. Biz vize konusunun kolaylaştırılması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Yabancı yatırımlar konusunda meclise sevk edilen kanun tasarısı var. Burada bulunduğumuz merkezi yatırımcılarla donatma çabası var."
Fahiş fiyat ve stokçuluğa sıkı denetim
Eskiden dört kişli bir araya gelip fiyat şişirebiliyordu. Biz fiyat artışlarını elktronik sistemde değerlendirip anında müdahale edebiliyoruz. Haksız ticari uygulamalar, aldatıcı reklamlar gibi alanlarda sürekli denetimdeyiz. Piyasada hiç denetim yok deniliyordu. Halbuki vardı. Kestiğimiz cezaları ve yaptığımız denetimleri her ay açıklıyoruz.
Bugün saat 09.00 - 13.00 saatleri arasında Halkbank İstanbul Konferans Salonu'nda gerçekleşen etkinlik, ticaret dünyasının en önemli aktörlerine ev sahipliği yaptı. Zirve boyunca kürsüye çıkan yetkin isimler, sektörel değerlendirmelerini ve geleceğe yönelik stratejik öngörülerini katılımcılarla paylaşırken Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat Türkiye'nin ticari vizyona ışık tutacak açıklamalara yer verdi.