Trump'ın Anthropic kararına Çin'den cevap

ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabeti, yapay zekâ alanında alınan yeni kararlarla daha da sertleşirken, uzmanlar küresel ölçekte ulusal güvenlik odaklı teknoloji döneminin başladığı görüşünde birleşiyor.

Orhan Orhun Ünal
Arşiv.

Washington yönetiminin yapay zekâ şirketi Anthropic'in en gelişmiş modellerine yönelik erişimi güvenlik gerekçesiyle sınırlandırması, yalnızca teknoloji sektöründe değil, uluslararası siyasette de geniş yankı uyandırdı. ABD Başkanı Donald Trump, daha sonra şirketin ulusal güvenlik açısından tehdit oluşturmadığını ifade ederek tonunu yumuşatsa da, yaşanan gelişme Washington'un yapay zekayı artık stratejik ve güvenlik boyutuyla değerlendirdiğini ortaya koydu.

ÇİN'DEN 46 ABD’Lİ ŞİRKETE KAMU İHALESİ YASAĞI

ABD'deki bu gelişmelerin ardından Çin'den gelen kararlar dikkat çekti. Pekin yönetimi, aralarında Lockheed Martin, Raytheon ve Boeing'in savunma iştiraklerinin de bulunduğu 46 Amerikan şirketini kamu ihalelerinden menederken, nadir toprak elementleri ve mıknatıs üretiminde faaliyet gösteren bazı ABD şirketlerine ihracat yasağı getirdi. Kararın resmi gerekçesi savunma ve ulusal güvenlik olsa da uzmanlar bunu Washington'un teknoloji ve yapay zeka alanındaki kısıtlamalarına verilmiş stratejik bir mesaj olarak değerlendiriyor.

KRİTİK MADENLER KOZU DEVREDE

  • Özellikle nadir toprak elementleri konusunda Çin'in küresel tedarik zincirindeki hakim konumu, yapay zekâ yarışının yalnızca yazılım ve algoritmalardan ibaret olmadığını gösteriyor. Veri merkezlerinden gelişmiş çiplere kadar birçok teknolojinin temelinde yer alan kritik mineraller, ülkelerin elindeki en önemli jeopolitik kozlardan biri haline gelmiş durumda. Bu nedenle yapay zekâ rekabeti giderek yarı iletkenler, enerji altyapıları, veri merkezleri ve kritik ham maddeler üzerinden yürütülen daha geniş bir teknoloji mücadelesine dönüşüyor.