Aslanoğlu, şunları kaydetti: "Bugün dünyadaki fiyatlamalarda bir risk priminin devreye girdiğini söylemek elbette yanlış değil. Fakat risk primi daha çok finansal piyasa parametrelerinde gözlemleyebileceğimiz bir durumdur. Örneğin petrol fiyatları, savaş bitse bile 20-30 dolarlık bir risk primini barındırabilir. Altın fiyatları da benzer çıkışı 28 Şubat öncesinde yapmıştı. Aynı çıkış, tekrar benzer tabloların yaşanacağı beklentisiyle her zaman gerçekleşmeyebilir, savaş bitse bile böyle bir yükseliş görülmeyebilir"
PETROLDE YÜKSEK FİYAT FAYDASI GEÇİCİ
Aslanoğlu, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve geçiş ücreti alınması konusunun sürdürülebilirlik açısından tartışmalı olduğunu ifade ederek, bu durumdan kaynaklı fiyatlamaların geçici nitelikte olacağının altını çizdi. Erhan Aslanoğlu, "Petrol üreten ve enerji satan ülkeler, petrol fiyatlarının 200-300 dolara çıkmasından kısa vadede fayda sağlayabilir gibi görünse de böyle bir fiyat seviyesinin yaratacağı talep düşüşünün kendilerine yarardan çok zarar getireceğini de bilmektedirler. Bu nedenle bu tür fiyatlamalar veya geçiş ücretleri geçici nitelikte olabilir." dedi. Lojistik ve sigorta şirketlerinin bu süreçte risk primlerinden dolayı kısa vadede avantaj elde edebileceğini söyleyen Aslanoğlu, riskin gerçekleştiği bir ortamda, sigorta şirketlerinin de ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini vurguladı.
ALİMÜNYUM FİYATINDA SERT YÜKS
Alüminyumun ton başına fiyatı, ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı risklerin arza yönelik bozulmalara yol açmasıyla Londra Metal Borsası'nda yüzde 10,4 artarak yaklaşık 2 yılın en hızlı aylık yükselişini kaydetti. ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana petrol fiyatlarında görülen sert yükselişler enflasyonist baskıların artacağına yönelik endişeleri tetiklerken, emtia piyasasında sert dalgalanmalar görüldü. Nakliyede yaşanan aksamalar ve arz endişelerinin artmasıyla alüminyum fiyatlarında geçen ay sert yükselişler öne çıktı.