Gazze’de su krizi büyüyor

İşgalci İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik 7 Ekim 2023’ten beri sürdürdüğü vahşi bombardımanlar yüzünden altyapının tahrip olması sonucu yaşanan su krizi, son günlerde İsrail’in Gazze’ye yönelik kuşatmayı yoğunlaştırmasına da bağlı olarak büyüyor.

Gazze.

Gazzeliler, İsrail'in tahrip ettiği altyapıyı yeniden imar etmek için inşa malzemelerine ihtiyaç duyuyor. Ancak İsrail, 10 Ekim 2025’te ateşkes ilan edilmesine rağmen Gazze’ye yönelik tam kuşatmayı sürdürerek bu malzemelerin girişine izin vermiyor. Bu yüzden yaşanan su krizi, sağlam kalan kuyulardan su çekmede kullanılan jeneratörler için gerekli yakıt ve yedek parçanın temin edilememesi nedeniyle daha da büyüyor. Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail tarafından evsiz bırakılan binlerce insan, hava sıcaklarının ve suya olan ihtiyacın artmasıyla birlikte suya ulaşabilmek için uzun mesafeler katetmek zorunda kalıyor.

SALGIN HASTALIKLAR YAYILIYOR

Daha önce bir ilim yuvasıyken barınma merkezine dönüşen Aksa Üniversitesi'nde su istasyonu ve jeneratörlerden sorumlu Ebu Muhammed el-Kafarna, jeneratör motorlarının yakıt eksikliği nedeniyle hararet yaptığını, motoru soğutmak için gerekli ekipman olmadığı için bunu "manuel yöntemlerle" yapmak zorunda kaldıklarını kaydetti. Buldukları bu çözümün geçici olduğunu aktaran Kafarna, "Bu jeneratörler bozulacak olursa insanların hayatı cehenneme döner. Jeneratörlerin tamamen bozulmasını önlemek için şu anda sınırlı saatlerde çalıştırıyoruz. Eskiden günde 6 ila 8 saat çalıştırırdık ancak şimdi motor yağı bulunmadığı için dört saatten fazla çalıştıramıyoruz" dedi. Aksa Üniversitesi Barınma Konseyi Başkanı Fayiz Ebu Hacar ise yaşanan su krizinin yanı sıra halk sağlığını tehdit eden diğer krizlere de vurgu yaptı. Yerleşke içinde ve dışındaki çadırların büyük kısmının kanalizasyon suları altında kaldığına işaret eden Ebu Hacar, bunun özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlılar arasında salgın hastalıklar ve cilt hastalıklarının yayılmasına neden olduğunu söyledi. Han Yunus Belediyesi Basın Sorumlusu Yunus Saib el-Lekkan ise İsrail’in yüz binlerce sivili Han Yunus’a yığılmak zorunda bıraktığını belirterek, "25 kilometrekareyi aşmayan bir alanda 900 binden fazla insan yaşıyor. Nüfus yoğunluğu sınırlı su kaynakları üzerindeki baskıyı da artırıyor” diye konuştu.