Euronews'in haberine göre Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg yeni üyelerin temel haklar ve demokratik ilkelere aykırı uygulamalarda bulunması halinde AB fonlarının askıya alınması ve oy haklarının sınırlandırılması gibi yaptırımların daha hızlı devreye alınabilmesini talep etti. Öneride ayrıca, yeni üye ülkelerin veto yetkisinin belirli bir süre kısıtlanması da yer aldı. Düzenlemenin, özellikle dış politika gibi oy birliği gerektiren alanlarda karar alma süreçlerinin tıkanmasını önlemeyi amaçladığı belirtildi.
ORBAN DÖNEMİNE ATIF
Girişimin, eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban döneminde yaşanan anlaşmazlıklardan çıkarılan dersler doğrultusunda hazırlandığı ifade ediliyor. Orban yönetimi, AB içinde veto kararları ve hukukun üstünlüğüne ilişkin tartışmalar nedeniyle sık sık eleştirilerin hedefi olmuştu. İlgili belgede, AB'nin yeni üyelik anlaşmasını hazırlamaya başladığı Karadağ'ın aday ülkeler arasında üyeliğe en yakın ülke olarak görüldüğü kaydedildi. Belgenin, Karadağ'ın yanı sıra Ukrayna, Moldova, Arnavutluk, Kuzey Makedonya ve Sırbistan gibi aday ülkeler için hazırlanacak gelecekteki üyelik anlaşmalarına da örnek teşkil etmesinin amaçlandığı aktarıldı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, şubat ayında AB üyesi ülke liderlerine gönderdiği mektupta, “Hedefimiz her zaman 27 üye devlet arasında bir uzlaşmaya varmak olmalı. Ancak ilerleme ya da hırs eksikliğinin Avrupa’nın rekabet gücünü ya da hareket kabiliyetini zayıflatma riski taşıdığı durumlarda, antlaşmalarda öngörülen ‘güçlendirilmiş iş birliği’ imkânlarını kullanmaktan çekinmemeliyiz” mesajını vermişti.
SAVAŞ OLASI BİR GERÇEKLİK
Öte yandan eski Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Avrupa'da savaş olası bir gerçekliktir" uyarısında bulunarak, Avrupa Birliği'ni (AB), ABD ile bağlarını koparmaya çağırdı. İspanya’da konuşan Borrell, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa atıfta bulunan Borrell, "Avrupa'da savaş olası bir gerçekliktir. Sınırımızda savaş var ve bunu yürüten insanlar var. Yüzbinlerce insanın ölümüne neden oluyor ve bu burada durmayabilir" dedi. Borrell, görüşünü dört ana başlıkta desteklerken, bunları "savaşın Avrupa topraklarına geri dönmesi ve barışın doğal durum olduğuna dair inancın sona ermesi, Çin'in büyük bir güç olarak yükselişi, Orta Doğu'daki aşırı kırılganlıklar ile Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki giderek büyüyen uçurum" olarak sıraladı..