Belçika'da bir grup Yahudi İsrail'e yaptırım istedi: Aralarında akademisyen yazar ve siyasetçiler var

Belçika'da aralarında akademisyen, yazar ve siyasetçilerin de bulunduğu 30'u aşkın Yahudi, federal hükümet ile Avrupa Birliği'ni canavar devlet İsrail'e yönelik yaptırım uygulamaya çağırdı. Açık mektupta, uluslararası hukuk ve insan hakları ihlalleri karşısında Avrupalı siyasetçilerin zayıf tepkileri nedeniyle "şok olmuş durumdayız" ifadelerine yer verilerek, İsrail'e karşı somut yaptırımlar uygulanması istendi.

İşgalci İsrail, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Belçika'da akademisyen, yazar ve siyasetçi gibi çeşitli meslek gruplarından oluşan 30'u aşkın Yahudi, federal hükümet ve Avrupa Birliği'ni (AB) İsrail'e karşı yaptırım uygulamaya davet etti.

Flamanca yayın yapan De Morgen gazetesinin paylaştığı mektupta, farklı mesleklerden 30'u aşkın Belçikalı Yahudi, Hamas ve İsrail arasında varılan ateşkesten bu yana "hiçbir sorunun" çözülmediğini belirtti.

Mektupta, Filistinlilerin hala temel haklarının sistematik olarak ihlal edildiği vurgulanarak, "İsrail ile Filistin halkı arasındaki çatışmaya adil çözüm bulunması konusunda kararlı Belçikalı Yahudiler olarak ve Mayıs 2025’te yayımlanan 'Bizim Adımıza Değil' başlıklı açık mektubun imzacıları olarak, İsrail makamları tarafından Filistin halkına yönelik devam eden şiddete duyduğumuz öfkeyi ifade etmek istiyoruz. Siyasi liderlerimizi, İsrail'in yararlandığı cezasızlığa son vermeye çağırıyoruz." denildi.

Gazze'deki insani durumun "felaket boyutunda" olduğu ve Filistin halkına yönelik saldırıların soykırım olarak değerlendirilebileceğinin altı çizilen mektupta, İsrail'in ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü, Gazze Şeridi'nin yüzde 60'ını işgal ettiği ve bu bölgelere yaklaşan herkesi ölümle tehdit ettiği kaydedildi.

Mektupta, Gazze halkının "hiçbir ihtiyacının" karşılanamadığı vurgulanarak, İsrail'in tıbbi malzemeler dahil bazı malların bölgeye girişini "çift kullanım bahanesiyle" yasakladığı ifade edildi.

Batı Şeria'da da 7 Ekim 2023'ten bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Filistinlilere yönelik şiddetinin çok büyük ölçüde arttığına dikkat çekilen mektupta, "Filistinlileri bölgeden kovarak topraklarını ilhak etmek ve yerleşim yerlerini daha da genişletmek amacıyla aktif bir sindirme ve terör stratejisi oluşturulmuştur. Bu eylemler marjinal veya izole bireylerin işi değildir. Bunlar, yerleşimcilere büyük ölçekte mali ve askeri destek sağlayan (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümeti tarafından izlenen, toprak genişlemesi ve etnik temizlik amaçlı kasıtlı bir politikanın parçasıdır." değerlendirmesine yer verildi.

Mektupta, İsrail'de Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısının onaylandığı hatırlatılarak, bu adımın Tel Aviv'in hukuk sistemindeki mevcut ayrımcılığı kalıcı hale getirdiği belirtildi.

"Sonuçsuz ahlaki kınamaların devri sona erdi"

"Uluslararası hukuk ve insan haklarına yönelik bu ciddi ve kasıtlı ihlallerin birikimi karşısında uluslararası tepkilerin, özellikle de Avrupalı politikacıların tepkilerinin zayıflığı karşısında şok olmuş durumdayız." denilen mektupta, Belçika hükümeti yerleşim yerlerinden mal ithalatının yasaklanması taahhüdünü uygulamamakla eleştirildi.

Mektupta, AB'nin de yalnızca kınamalar ve şiddet yanlısı yerleşimcilere karşı yaptırımlarla "yetindiği", İsrail hükümeti üyelerine karşı hiçbir önlem almadığı vurgulanarak, İsrail'le Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması çağrısı yapıldı.

Ayrıca, mektupta şu ifadelere yer verildi:

"Sonuçsuz ahlaki kınamaların devri sona erdi. Şiddet ve savaşı tek siyasi ufku haline getirmiş gibi görünen bir devlet (İsrail) üzerinde ancak somut ve etkili yaptırımlar etki yaratabilir. Bu tür yaptırımlar, öncelikle adalet ve insanlık değerlerine bağlı olan dünyanın dört bir yanındaki pek çok Yahudi ses tarafından talep edilmektedir."

Mektubu imzalayanlar arasında yazar Vincent Engel, eski Belçika Federal Parlamentosu Senatörü Simone Susskind, "Revue Politique" dergisi eski editörü Henri Goldman ve sivil toplum kuruluşu İnsan Hakları Ligi (LDH) eski Başkanı Olivia Venet gibi isimler yer aldı.​​​​​​​