Almanya'da genç erkeklerin ordudan izin almadan yurt dışına çıkışı yasaklandı

Almanya'da "Askerlik Hizmetine Yönelik Düzenleyici Yasa" kapsamında, 17 ila 45 yaş aralığındaki erkeklerin ordudan izin belgesi almaksızın üç aydan fazla yurt dışına çıkışı artık mümkün olmayacak. Yeni yasa, dünyanın pek çok bölgesinde süregelen ve gittikçe şiddetlenen çatışmaların ardından gelmesiyle "Almanya savaşa mı hazırlanıyor?" ve benzeri birçok farklı yorumun önünü açtı. Asıl gerçek ise, Alman ordusunun ciddi anlamda çöküyor olması.

Mahmud Hüdayi Uysal
Alman ordusunda modernizasyon çalışmaları kapsamında yeni bir yasa yürürlüğe girdi

Almanya’da 2026 yılının başında yürürlüğe giren yeni askerlik ve savunma reformu paketi kapsamında; 17 ila 45 yaş aralığındaki tüm erkeklerin Almanya’yı üç aydan uzun süreliğine izinsizce terk etmelerinin önünü kesen bir kural yürürlüğe girdi. Bu kural, eğitim, iş veya uzun süreli seyahat gibi tüm durumları kapsıyor.

Almanya’da daha önce yalnızca “gerilim hali” veya “savunma hali” gibi olağanüstü askeri durumlarda uygulanan bu hüküm, artık ülke barış zamanında da olsa geçerli olacak. Erkekler Almanya’dan üç aydan uzun süreli ayrılmak isterlerse Alman ordusuna ait askerlik şubelerinden izin almak zorunda kalacak.

Almanya Savunma Bakanlığı, bu düzenlemenin “muhtemel bir seferberlik durumunda kimlerin ülkede olduğu” bilgisini daha iyi tutmak amacıyla yapıldığını belirtse de izin zorunluluğunun devam edeceği açıkladı. Ancak uygulamanın pratikte nasıl yürütüleceği, reddedilen izinlerin ne anlama geleceği gibi konularda netlik hâlâ bulunmuyor.

Jeopolitik baskıya direnemediler

Almanya’nın bu düzenlemesi, yalnızca bir yasal değişiklikten ibaret değil; dönemin küresel güvenlik algısının da bir yansıması olarak okunuyor. Rusya–Ukrayna Savaşı, Avrupa’nın güvenlik mimarisi üzerinde derin ve olumsuz bir etki oluşturmuş durumda. 2022’de başlayan savaş, NATO içinde savunmaya ayrılan kaynakların artırılması çağrılarını güçlendirdi ve özellikle Almanya gibi büyük ekonomiler üzerinde daha aktif rol alma baskısı oluşturdu.

Bununla birlikte ABD’nin NATO içindeki rolü de tartışmalı hâle geldi. Son yıllarda Vaşington’un ittifak yükümlülüklerini net şekilde vurgulamaması, kimi liderlerde Avrupa’nın savunma kapasitesini kendi başına güçlendirmesi gerektiği yönünde bir yaklaşım meydana getirdi.

ABD’nin doğrudan NATO’dan ayrılma tehdidi şu an somut bir politika hâline gelmemiş olsa da müttefikler nezdinde Amerikanlar tarafından verilen güvenlik garantilerine duyulan güveni azalttı.

"Gönüllü Ordu" politikası yürümedi

Almanya ordusu Bundeswehr, yıllardır düşük personel sayısı ve modernizasyon eksiklikleriyle eleştiriliyordu. 2011’de zorunlu askerlik fiilen askıya alındıktan sonra gönüllü asker sayısı hedeflerin çok altında kaldı, lojistik ve eğitim alanında yetersizlikler baş gösterdi. Bu nedenle Berlin’in hem rezerv hem aktif personeli artırmak istemesi, güvenlik stratejisinin de merkezine yerleşti.

Ancak bu tür düzenlemeler, Alman gençler ve sivil toplumunda "özgürlük" ve "devlet gücü" arasında derin bir çatışma algısı yaratmış durumda. Uzun süreli yurt dışı planları için izne tabi olmak, bazı gençlerce "eğitim veya kariyer fırsatlarının bürokratik engellere takılacağı; bunun da devlete olan güveni sarsacağı" yorumlarını beraberinde getirdi.

Yeni yasa orduyu güçlendirebilir mi?

Almanya'da başarısız olan "Gönüllü Ordu" politikası değiştirilmek isteniyor olsa da yapılan son anketlerde "Ülkeniz için savaşır mıydınız?" sorusuna verilen cevap Almanlarda yalnızca %16 ila 27'lerde kalmakta.

"Modern nimetlerin içerisinde sakin ve düzenli bir hayat süren Alman gençler, olağanüstü hal durumunda ülkeleri için savaşacak mı?" sorusuna verilebilecek herhangi bir cevap, aslında başlıktaki sorunun da cevabını vermiş olacak.