The Sun gazetesinin aktardığı bilgilere göre, Breininger bugüne kadar çok sayıda farklı kanser türü geçirdi. Hastalık geçmişinde iki kez boğaz, bir kez dil, bir kez mesane ve bir kez yemek borusu kanseri bulunan hasta, aynı zamanda 15 kez ağız kanseri ve 150 kez cilt kanseri atlattı. Tıp dünyasını şaşırtan Breininger, şu sıralar çenesinde beliren yeni bir kanserli dokunun temizlenmesi için yeniden ameliyat masasına yatmaya hazırlanıyor.
"Tamamen tüketici bir süreç"
Hastalığın getirdiği ağır yükü ve bitmeyen tedavi aşamalarını değerlendiren Sean Breininger, yaşadığı zorlu durumu şu sözlerle ifade etti: “Tek bir kanser teşhisiyle başa çıkmak bile yeterince zorken, bunun sürekli tekrar ettiğini bilmek her şeyi katlayarak daha ağır hale getiriyor. Zihinsel, fiziksel ve ruhsal olarak tamamen tüketici bir süreç”
Eşinden destek ve travma vurgusu
Breininger'in 46 yaşındaki eşi Allison Breininger ise kanserin uğramadığı o kısa dönemlerin birer kutlama zamanı olmaktan ziyade, yaşanan travmanın etkilerini atlatma evresi olduğunu belirtiyor. Eşinin sürece yaklaşımı hakkında konuşan Allison Breininger, “Onun hala hayatta olması inanılmaz. Oldukça felsefi bir yaklaşımı var ve bunu çok büyütmemeye çalışıyor. Zor günleri oluyor ama her şeyi bir gün olarak yaşıyoruz” dedi. Gençlik yıllarında tanışıp evlenen çift, uzun yıllar bu genetik rahatsızlığın farkında olmadan yaşadı.
2011 yılında gelen teşhis: Fanconi anemisi
Çiftin hayatını değiştiren süreç, 2011 yılında yapılan uzun tetkikler sonucunda Sean Breininger’e 'Fanconi anemisi' teşhisi konulmasıyla başladı. Uzmanların açıklamalarına göre, söz konusu genetik hastalık DNA onarım mekanizmasındaki bozukluklar sebebiyle kemik iliğinin kan hücresi üretimini bozuyor ve kişiyi kansere karşı son derece savunmasız bir duruma getiriyor. Teşhisten bir yıl sonra, 2012'de kardeşi Adam’dan alınan kök hücrelerle başarılı bir kemik iliği nakli gerçekleştirildi. Hayat kurtaran bu nakle rağmen, hastalığın doğası gereği yeni kanser vakalarının ortaya çıkması engellenemedi. Fanconi Anemisi Vakfı yetkilileri de bu kadar yüksek sayıda ve tekrarlayan kanser geçmişinin tıp literatüründe oldukça az görüldüğünün altını çiziyor.
Yardım kuruluşu kurdular
Yaşadıkları bu uzun ve yıpratıcı süreçten yola çıkan Breininger ailesi, sadece hastaların değil, hasta yakınlarının da büyük bir destek ihtiyacı içinde olduğunu fark etti. Bu eksikliği gidermek amacıyla “The Negative Space” isimli bir yardım kuruluşu kuran çift, hem hasta yakınlarına profesyonel destek sağlamayı hem de bakım verenlerin yaşadığı zorlukların görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor.