|
Kamu personelinin ve adayların sekiz başlıkta başkan adaylarından beklentileri

Mahalli idareler seçimleri yaklaştıkça belediye başkan adaylarının vaatleri artarak devam ediyor. Hesapsız kitapsız yapılan vaatleri duydukça hayretler içerisinde kalmamak mümkün değil. Bu vaatlerin maliyetinden ve kamu malının kullanımında hassasiyetin merkeze alınarak şeffaflıktan bahseden pek çıkmadı. Ne yazık ki bu konularda adaylara soru da sorulmuyor.

Biz kamu personeli adına başkan adaylarına sekiz başlıkta aşağıdaki soruları sıralayalım:

1
- Daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz üzere, belediyelerde çalışan memur sayısının % 15’ine kadarına ikramiye ödenebilmektedir. Bunun için ikramiye ödemesinin objektif kriterler dışında yapılması personelde büyük bir hayal kırıklığı oluşturmaktadır. Bazı belediyelerin ikramiye ödemesinde objektif kriterler belirleyerek başarılı personeli tespit ettikleri görülmektedir. Birçok belediyede ise kanunen zorunlu olmadığı için böyle bir düzenleme bulunmamaktadır. Belediye Başkanı seçilenler ikramiye ödemesinde objektif ve şeffaf bir yöntem uygulayacak mı?
2
- İşçi ve memur atamalarında kayırmacılığa son verecek şeffaf bir sistem kurulacak mı? En azından sınavlarda sendikalardan temsilci bulundurulacak mı kamera kaydı kullanılacak mı?
3
- Makam araçlarının sayısı ve modelleri ile kimlerin kullandığı açıklanacak mı?
4
- Özel kalem müdürlükleri sınavsız yapılan atamalara basamak olmaya devam edecek mi ve yapılan atamalar seçmenlere açıklanacak mı?
5
- Temsil ve tanıtım harcamaları ile nerelere harcandığı şeffaf bir şekilde açıklanacak mı?
6
- Personel alımında sadece KPSS puanının esas alacağı bir yöntem mi kullanılacak yoksa partilerin il ve ilçe teşkilatlarının listesi mi esas alınacak?
7
- Belediye iştiraklerine KPSS puanı esas alınarak personel alımı yapılacak mı yoksa sınavsız alımlar devam edecek mi? Sınavsız olarak güzellik kraliçesi kariyer uzmanı olarak atanacak mı?
8
- Görevde yükselmelerde liyakat esas alınacak mı şeffaflık sağlanacak mı?

Kamu personeline yol ve yön gösteren soru ve cevaplar (8)

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün mahalli idarelerin personele yönelik sorularına ilişkin cevaplardan okuyucularımıza yol ve yön gösterecek nitelikte olanları paylaşmaya devam ediyoruz.


Belediye şirketlerinde çalışılan süreler kazanılmış hak aylığında dikkate alınır mı?

Tekniker kadrosunda çalışmakta olan personelin daha önce Belediyeye ait şirketlerde temizlik görevlisi olarak geçen hizmetleri kazanılmış hak aylığında dikkate alınır mı?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36/C-1 maddesinde; “Teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerle memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerin teknik hizmetlerde geçen süresinden bu kanun ve bu kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamı ve geri kalan sürenin 3/4 ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu süreler her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.” hükmü bulunmaktadır.

Mezkûr hüküm ile teknik hizmetler sınıfına girenlerden memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerin bu sürelerinin 3/4’ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak bu sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilmesi imkanı getirilmiştir. Bu şekilde intibak yapılabilmesi için ilgililerin teknik hizmetler sınıfında bulunmaları, kurumlarına müracaat etmeleri ve sosyal güvenlik kurumlarından alacakları belge ile durumlarını kanıtlamaları gerekmektedir.

Bakanlığın muhtelif tarihlerde verdiği görüşlerde özetle;

1
- İdarelerin özel sektör hizmetlerini değerlendirirken kanıtlayıcı her türlü belgeyi isteyebileceği,
2
- İlgili personelin talebi üzerine özel sektörde geçen hizmetlerinin 3/4’ünün sayılabilmesi için bu hizmetin sosyal güvenlik kurumundan alınacak belge ile belgelendirilmesi gerektiği,
3
- Meslek kodu uygulamasının başladığı tarihten öncesine ilişkin varsa hizmetlerinin sosyal güvenlik kurumundan alınacak prim ödeme belgeleri ile birlikte işverenden alınacak belgenin de talep edilmesinin gerektiği,
4
- İlgili mevzuatına göre odalara veya meslek örgütlerine kayıt yaptırması gerekenlerin bu kayıtları olmadığı sürece mesleklerini kanunun öngördüğü şekilde ifa etmiş sayılamayacağı,
5
- İhale mevzuatına tabi olarak istihdam edilen ve ihale dokümanlarında “büro personeli/ büro/görevlisi vb.” olarak istihdamı öngörülenlerin farklı işlerde çalıştırılsa bile “büro görevlisi/ büro/personeli vb.” olarak düşünülmesi gerektiği,
6
- Tüm bu işlemlerin yapılırken beyanın esas alınamayacağı ve mutlaka belgelendirilmesi gerektiği, belirtilmiştir.

Bu çerçevede, tekniker kadrosunda yer alan personelin daha önce Belediye şirketinde tekniker unvanı ile ilişkili bir görev olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan bir hizmeti ifa ettiğinden dolayı söz konusu hizmetlerin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi mümkün değildir.


TBMM’de Sözleşmeli olarak çalışılan süreler kazanılmış hak aylığında dikkate alınır mı?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosunda görev yapan personelin daha önce, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında geçen hizmet süreleri kazanılmış hak aylığı ve emeklilik hesabında dikkate alınır mı?

6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, “Yasama faaliyetlerinde milletvekillerine yardımcı olmak üzere kadro şartı aranmaksızın ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın her milletvekili için bir danışman, bir ikinci danışman ve ilave bir personel sözleşmeli olarak çalıştırılabilir...” hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinde, “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, ...” hükmüne yer verilmiştir.

Bu itibarla, ilgili personelin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında 6253 sayılı Kanunun 30 uncu maddesine tabi sözleşmeli personel olarak geçen hizmet süresinin kazanılmış hak aylığında sayılması mümkün değildir. Ancak TBMM’de çalışılan süreler emeklilik hesabında dikkate alınabilecektir.

Ayrıca bu sürelerin tamamı torba kadro atamalarında da dikkate alınacaktır. Yine 5510 sayılı Kanuna tabi olanlar için emekli keseneğine esas derece ve kademe kavramı ortadan kalkmıştır. Çünkü 5510 sayılı Kanuna tabi olanların diğer sigortalılar gibi emeklilikte prime esas kazançları esas alınmaktadır.

Diğer yandan, 5510 sayılı Kanuna tabi olan memurlar için kazanılmış hak aylık kavramı hala geçerliğini korumaktadır. Dolayısıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerde dikkate alınan süreler 5434 sayılı Kanuna tabi memurlarda olduğu gibi önemli avantajlar sağlamaktadır.


#Ekonomi
#Kanun
#Kamu Personeli
#Memur
#Ahmet Ünlü
2 ay önce
Kamu personelinin ve adayların sekiz başlıkta başkan adaylarından beklentileri
Tevradî bir mitin Kur’anî bir kıssa ile tashihi
i-Nesli anlaşılmadan siyaset de olmaz, eğitim de…
İç talebe ilişkin öncü göstergeler ilave parasal sıkılaştırmaya işaret ediyor!
Enerjide bağımsız olmak
Târihin doğru yerinde durmak