Hayat İstanbulun geçmişine yolculuk

İstanbul’un geçmişine yolculuk

Ayşe Kara’nın son romanı İstanbul’un Çağrısı Timaş Yayınları arasında okurla buluştu. İstanbul’un hikayesini çok eskilere götüreren Kara tarihi roman seven okurların beğeneceği bir kitaba imza atmış.

Haber Merkezi Yeni Şafak
İstanbul’un Çağrısı  Ayşe Kara  Timaş Yayınları  Mayıs 2018  592 sayfa
İstanbul’un Çağrısı Ayşe Kara Timaş Yayınları Mayıs 2018 592 sayfa

ESRA KARADOĞAN

İlk romanı Lâ’l ile TYB’den 2010 yılı Yılın Romanı ödülünü alan Ayşe Kara üçüncü romanı İstanbul’un Çağrısı ile İstanbul’a kendi sesini vermiş ve paylaşılamayan şehir kendi hikâyesini en başından anlatmaya başlamış. Hz. Peygamberin İstanbul’a dair müjdesi ile açılışı yapan roman muhtelif zamanlarda gezinerek İmparator Konstantin’in doğumu, onun doğumuyla gerçekleşecek olan kehanetin uyarısı ve sonrasında Fatih Sultan Mehmed’e dair müneccimbaşının gördüğü bir işaretle beraber bize tarihi bir romandan daha fazlasını sunacağının sinyalini veriyor. İstanbul’un Çağrısı bizleri yaşadığımız İstanbul’dan alıp geçmişe götürüyor.

GEÇMİŞE YOLCULUK

628 yılından başlayarak şehrin hem Hristiyanlar için hem de Osmanlı için değerini konum ve tarihsel öğelerle doğrulayarak anlatmasının yanı sıra aynı zamanda hayal gücünün de renklendirdiği bir roman İstanbul’un Çağrısı. Ayşe Kara, fetih gibi bir devri kapatıp yeni bir devrin açılmasına sebep olan önemli bir tarihi olayı hem geçmişimizden karakterlerle hem de yan karakterlerin hikâyeleriyle heyecanı her daim diri tutmuş İstanbul’un Çağrısı’nda. Bir yanda yaşanan hezimetler ve bunlar için geliştirilen türlü taktikler, öte yanda savaş meydanında alenen işlenen cinayetler ve bir türlü yakalanamayan katil, kılık değiştirip savaşa katılan Elif, şehri koruduğu söylenen sırlar ve Fatih Sultan Mehmed’in tüm bunlara yaklaşımı, Padişahı gerçekçi bir roman karakteri haline getirmiş.

Romanda İstanbul’un sadece Osmanlı için ele geçirilmesi gereken, önemli konumda bulunan sıradan bir yer olmadığını anlıyorsunuz. İstanbul, Fatih Sultan Mehmed için onsuz yapamayacağı, büyük bir aşk yaşadığı efsunlu bir şehir. Sultan Mehmed, yenilgiye uğraması durumunda yaşanacak tüm olumsuzlukları kabullenerek, ince ince hesaplar yaparak, aklındaki bazı planları en yakın adamlarıyla bile paylaşmayarak bu sürece hazırlanmış. Fakat Bizans İmparatorluğu’nun kendileri için büyük önem taşıyan, Hristiyanlığın kadim bir kalesi olarak görülen bu şehri kolay kolay bırakmaya niyetleri yok.

İstanbul’un Çağrısı sadece tarihi bir roman değil, tüm karakterlerin bu tarihi olay zemininde ince ince işlendiği, kendi seslerini buldukları, içinde savaşın, aşkın, ihanetin de olduğu bir roman. Yan karakterlerin de renk kattığı bu romanı hem fethe dair kalıcı bir çalışma hem de tarihi roman ekseninde okumak mümkün. Zaman zaman beliren İstanbul’un tarafsız sesiyle, bölümler arasında hem savaşı kazanan hem de savaşı kaybedenin duygularını bize aktaran yapısıyla İstanbul’un Çağrısı özellikle tarihi roman severlerin kaçırmak istemeyeceği bir kitap.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.