Yazarlar Sarı kafanın kimyası çok zayıf

Sarı kafanın kimyası çok zayıf

Mehmet Şeker
Mehmet Şeker Gazete Yazarı

Okulun önünden geçiyordum, baktım öğrenciler harıl harıl ders çalışıyordu.

Dese birisi inanır mısınız?

Mümkün değil.

Okulun bahçesinde oyun olur, şamata olur.

Ders çalışmanın yeri bahçe değildir çoğu zaman.

İki ders arası fırsat bulunduğunda, bahçe şartlarında hangi oyunlar mümkünse onları oynar çocuklar.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Şeker : Sarı kafanın kimyası çok zayıf
Haber Merkezi 10 Nisan 2018, Salı Yeni Şafak
Sarı kafanın kimyası çok zayıf yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Şeker yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Çok iyi basketbol oynayanlar vardır, futbol yeteneği öne çıkanlar vardır.

Bu tür oyunlara hiç yatkın olmayanlar da bulunur.

Onların elinden başka türlü işler gelebilir.

*

Eğitim söz konusu olduğunda herkesin söyleyecek bir sözü olduğunu biliriz.

Özellikle “sistem yanlış” kanaati yaygındır.

Bu konuda biz de birkaç söz söyleyebiliriz.

İlk sözümüz genel kanaate uygun biçimde “sistem yanlış” olsa, bugüne kadar Millî Eğitim Bakanlığı yapmış kim varsa, bakanlıkta görevli kim varsa ve şimdikiler dâhil hepsi, önce bir tebessüm edecek, sonra “İşte, bir Brütüs daha” diyecektir.

İnsanlara tebessüm hediye etme ne güzeldir.

O halde söyleyelim.

Sistem yanlış.

*

Bütün çocuklardan aynı yetenekleri beklemek, onlara bütün dersleri yüklemek büyük hata.

Birinin matematiğe yeteneği var, birinin edebiyata.

Kimi fizikte iyi, kimi sporda.

Müzikte çok başarılı olan, tarihte zayıf olabilir.

Bunları ayırmak ve her öğrenciyi kendi yetenekleri doğrultusunda yetiştirmek, ileri götürmek gerekir.

*

Tek dalda yüksek başarılı sağlayanların oranı, tek dalda başarısız olanların oranından daha yüksek çıkar sanırım.

Sanmakla olmuyor tabii.

Tahminlerle nereye kadar gidilebilir?

Ciddiyetle eğilip, araştırmak gerekir.

Bu da büyüklerimizin görevi.

*

Hepimizin tanıdığı birinden bahsedeyim.

Öğrencilik yıllarında pek çok dersi iyiydi büyük ihtimal.

Sadece kimyadan hoşlanmıyordu.

Belki o dersin hocasından kaynaklanmıştır bu durum.

Hayatı boyunca kimyadan çok çekti.

Okullar bitti, hayata atıldı.

Büyük başarılar elde etti.

Büyük kazançları oldu.

Yüksek mevkilere, güzel makamlara geldi.

Gel gör ki kimya söz konusu olduğunda, hâlâ tüyleri diken diken oluyor.

Hatta, geceleri içinde kimya olan kötü rüyalar görüyor.

O yüzden, dünyanın da kimyasını bozuyor.

*

Kim bu?

Tramp tabii.

Adam kimyadan o kadar nefret etmiş, o kadar korkmuş ki, silahların da kimyasal olanına karşı aynı nefreti geliştirmiş.

Suriye’de milyonlar ölürken sesini çıkarmaz, kimyasal silah kullanıldığında hemen füzelerini göndermesinin başka sebebi olabilir mi?

Diğer Batı ülkelerindeki tepe yöneticilerin de aynı dertten muzdarip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Eski usul silahlarla her gün yüzlerce, binlerce insan öldürülürken kılını kıpırdatmazken, kimyasal silah kullanılması üzerine milyonlarca dolarlık bombaları hiç tereddütsüz uçurmaları, başka türlü nasıl izah edilebilir?

Demek ki o ülkelerde kimya dersini iyi öğretemiyorlar, yeterince sevdiremiyorlar.

Bu konuda biraz daha gayret göstermeleri, dünyanın geleceği bakımından çok önemli.

Ne diyelim? Eğitim şart.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.