Yazarlar 24 Haziranın sürprizini kim yapacak?

24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak?

Mehmet Acet
Mehmet Acet Gazete Yazarı

Cuma günü Yozgat’taydık.

Birlikte sahur yaptığımız Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, 1 Kasım seçimleri öncesine ait bir anekdot anlattı.

Anekdota geçmeden önce o dönemleri bir hatırlayalım:

7 Haziran seçimleri yapılmış, Ak Parti tek başına hükümet kurma imkanını kaybetmiş, bunu fırsat bilen PKK, Suriye’deki Rojava projesini Türkiye’ye taşımak için hendek terörünü başlatmış.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Acet : 24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak?
Haber Merkezi 04 Haziran 2018, Pazartesi Yeni Şafak
24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak? yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Acet yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Yurdun doğusunda-batısında bombalar patlıyor, kör terör insanları sokağa çıkmaya korkar hale getirmiş.

1 Kasım’da sandıktan ne çıkacak sorusu, biraz da korkusu var herkeste.

Böyle bir atmosferde Konya’daki Hacı Veyiszade Camii’nde namazını kılan Bozdağ’ın yanına sakallı, yaşı epeyce ilerlemiş bir ‘amca’ çıkıp gelir.

Amca, “Telaş etmeyin, 317 milletvekili çıkaracaksınız” der ve gider.

Tabii, seçim akşamı TBMM’deki sandalye dağılımı belli olup da Ak Parti’nin gerçekten de 317 milletvekili çıkardığı anlaşılınca, Bozdağ’ın zihninde şimşekler çakar.

“Geçen gün” dedi, Bekir bey, sözlerinin devamında:

“Yine birisi geldi, 24 Haziran’da 327 milletvekili çıkaracaksınız dedi, gitti.”

“Bu defa de doğru çıkarsa…” dedikten sonra az durdu.

Araya girip, “Bu da doğru çıkarsa o zaman asıl keramet sizde imiş deriz” dedim.

Gülüştük.

KAMUOYU ARAŞTIRMALARINDA SON DURUM

Yakından izlediğim bütün seçimlerin iki yönlü sürprizleri oldu.

Bir kaybedeniyle, iki kazananıyla.

Mesela 2007 Temmuz seçimlerinde biri hariç anketlerin tamamı Ak Parti’yi yüzde 43 ve daha aşağısında gösteriyordu.

Sandıktan yüzde 46,6 çıktı.

Yakın zamanda yapılan Haziran ve Kasım seçimlerine bakalım:

7 Haziran’da sandığın sürprizini hiçbir araştırmanın bulamadığı yüzde 13,1 lik oy oranıyla HDP yaptı.

1 Kasım’da ise, yine hiçbir araştırmacının öngöremediği bir sonuçla Ak Parti yüzde 50 bandına geri döndü.

Anketlere itibar etmemek lazım anlamında söylemiyorum tabii.

İşi kuralına göre yapanların, düzgün yöntemlerle hareket edenlerin, noktasına, virgülüne kadar doğru tahminler geliştirebildiğini de biliyoruz.

Biz de, işini ciddiye alarak yürüten, seçim tahminlerinden de çoğunlukla alnının akıyla çıkabilen araştırmacılarla konuşuyoruz.

“SEÇİMLERİN SÜKUT-U HAYALİ MERAL AKŞENER OLACAK”

Şu aralar 10 bin kişiyle nihai anketini yapmakla meşgul olduğu için “Sandıktan bu çıkacak” iddiasını net bir şekilde ortaya koymayan, ama “Her gün anket yapıyorum” diyerek sandığın nabzını ölçmeye devam eden, anketlerinde de bilimsel yöntemlere sadık kalmayı sürdürdüğünü bildiğim, bütün partilere de eşit mesafede duran bir araştırmacının elde ettiği son verileri sizlerle paylaşabilirim:

Tayyip Erdoğan: Yüzde: 52,

Muharrem İnce: Yüzde 28,

Selahattin Demirtaş: Yüzde 9,

Meral Akşener: Yüzde 7.

Anketlerin önemli bölümü, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turda biteceğini öngördüğü için, bu verilerin Erdoğan ile ilgili kısmı için “Sürpriz var” diyemeyiz.

Demirtaş ile ilgili kısmı için de aynı durum söz konusu.

Önceki araştırmalara bakarak sürpriz kategorisine alıp üzerinde durabileceğim nokta, Muharrem İnce’nin oylarındaki artış, ama öbür yandan Meral Akşener’in oylarında yaşanan düşüş.

Konuştuğum araştırmacı, “Bu seçimin sükut-u hayali Akşener olacak” deyip bir iddia koydu ortaya.

Yüzde 5’lerde, 4’lerde kalırsa şaşmamak lazım diye de ekledi.

Dikkat ettiyseniz, Muharrem İnce’nin oylarındaki artış, Akşener’in oylarındaki düşüş ile doğrudan paralellik arz ediyor.

Yani İnce Akşener’e gidecek oyları toplayarak yükselirken, Akşener, İnce’ye kaptırdığı oylarla düşüşe geçmiş durumda.

Bu da bizi başından beri savunduğumuz teze geri götürüyor.

Ne demiştik?

Muharrem İnce ve Meral Akşener’in oy alabileceği yüzde 35-37’lik bir havuz var.

Bu havuzdaki oylar bu iki isimden birinin lehine, diğerinin aleyhine değişebilir ama iki ismin de geri kalan yüzde 63-65’lik kitleden oy alabilmeleri pek mümkün görünmüyor.

Tezimizin gerekçesi seçmenin fikr-i sabit ile hareket etmesi iddiasına dayalı değil.

Aksine, Türkiye’de birbirlerinden habersiz ama gizlice sözleşmişçesine, parti tercihini değiştirerek iktidarları da değiştirebilen milyonlar var.

İnce ve Akşener’in aynı oy havuzundan beslenmelerinin gerekçesini azıcık düşününce herkes bulabilir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.