Yazarlar Dünya ekonomik görünümü ve bizi bekleyenler

Dünya ekonomik görünümü ve bizi bekleyenler

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz Gazete Yazarı

Uluslararası Para Fonu (IMF), “Dünya Ekonomik Görünüm Raporu”nun (WEO) Ekim 2018 sayısını “İstikrarlı Büyümeyi Sınayan Zorluklar” başlığıyla yayımladı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Levent Yılmaz : Dünya ekonomik görünümü ve bizi bekleyenler
Haber Merkezi 05 Ekim 2018, Cuma Yeni Şafak
Dünya ekonomik görünümü ve bizi bekleyenler yazısının sesli anlatımı ve tüm Levent Yılmaz yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

Raporun en dikkat çekici tespitlerinden birisi küresel ekonomiye yönelik aşağı yönlü risklerin son 6 ayda gümrük tarifeleri, siyasi belirsizlikler ve yükselen piyasalardaki sermaye çıkışlarıyla yükseldiğinin vurgulanıyor olması. Bu sebeple 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin küresel büyüme beklentileri yüzde 3.9’dan yüzde 3.7’ye indirilirken bazı Avrupa ülkelerinin yanı sıra yükselen piyasa ekonomilerine yönelik büyüme tahminleri de aşağı çekilmiş oldu.

Raporun Temmuz ayındaki versiyonunda 2018 yılı için yüzde 2,2 olarak tahmin edilen Almanya’nın büyüme rakamı yüzde 1,9 olarak güncellenirken, 2019 tahmini ise yüzde 2,1 seviyesinden yüzde 1,9’a çekildi. Aynı şekilde Fransa’nın büyüme beklentisi bu yıl için yüzde 1,8’den yüzde 1,6’ya 2019 tahmini ise yüzde 1,7’den yüzde 1,6’ya indirildi. İngiltere ve İtalya’ya ilişkin büyüme tahminleri Temmuz ayındaki rakamda sabit tutulurken İspanya’nın 2018 büyüme beklentisi yüzde 2,8’den yüzde 2,7’ye güncellendi.

Yeni tahminlere göre gelişmiş ülkelere yönelik büyüme beklentileri 2018 için sabit kalırken 2019 için yüzde 2,2’den yüzde 2,1’e revize edilerek indirilmiş oldu.

GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLERİN DURUMU

Söz konusu raporda, IMF’nin gelişmekte olan ekonomilere yönelik 2018-2019 büyüme beklentileri yüzde 4.7’ye indirildi. Bu rakamlar, temmuz ayında yayımlanan bir önceki tahminde 2018 için yüzde 4.9 ve 2019 için yüzde 5.1 olarak belirlenmişti.

Gelişmekte olan ülkelerden Brezilya, Meksika, Arjantin ve Güney Afrika’nın büyüme rakamları hem 2018 hem de 2019 için aşağı yönlü revize edilirken Çin’in 2019 büyüme tahmini yüzde 6,4’ten yüzde 6,2’ye revize edildi. Ayrıca Temmuz ayında Arjantin’in yüzde 0,4 tahmin edilen büyümesi yüzde 2,6 daralma olarak güncellendi. Bu arada Arjantin’in yeniden IMF ile stand-by anlaşmasını yaptığını hatırlatmakta fayda var.

Benzer şekilde IMF ile masaya oturmaya hazırlanan Pakistan’ın 2019 büyüme tahmininin de yüzde 4,7’den yüzde 4,0’e aşağı yönlü revize edildiğini bir kenara not edelim. Özetle dünya ekonomisinde büyümeler yavaşlıyor.

TÜRKİYE İÇİN NE DİYORLAR?

IMF’in Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminleri genelde tutmaz. Türkiye’ye ilişkin bir büyüme tahmini yayınlarlar ve son dönemdeki tecrübelerimiz bize bu rakamın genellikle IMF tahmininin çok üzerinde olduğu söyler. Ancak yine de biz, IMF’nin tahminlere kısaca bir göz atalım. Rapora göre Türkiye’nin daha önceden 2018 yılına ilişkin yapılan büyüme tahmini yüzde 4,2’den yüzde 3,5’e revize edilmiş. 2019 tahmini için ise oldukça sert bir revize var. Daha önce 2019 için yüzde 3,9 olarak yapılan tahmin bu kez yüzde 0,4 olarak güncellenmiş. Temel riskler de enflasyon, cari açık ve işsizlik olarak belirlenmiş.

2019’DA BİZİ BEKLEYENLER

Türkiye 2019’a elinde güçlü bir programla girecek. Ancak buna rağmen ABD Merkez Bankası’nın faiz kararları ve yine ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin seviyesi bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde ciddi baskı oluşturmaya devam edecek. Ayrıca ABD ile Çin arasında baş gösteren ticaret savaşlarının seyri ve dünya ekonomisindeki aşağıda yönlü büyüme beklentilerinin etkilerini de yakından takip etmemiz gerekiyor. Dahası İdlib başta olmak üzere bölgemizdeki gelişmeler ve ABD ile yaşanan gerilimin gideceği nokta da önemli değişkenler olarak masada olacak. Spekülatif ataklarla yükselen kur, baz etkisi ve artan finansman maliyetlerinin neticesinde yukarı yönlü hareket eden enflasyon (TÜFE-ÜFE) konusu da gündemin sıcak maddelerinden olacak. İlk bakışta bu tablo oldukça karamsar gelebilir. 2001’deki kendi krizimiz ve 2008’deki küresel krizden elde ettiğimiz tecrübelerin çok önemli olduğu günler yaşıyoruz. Bu bakımdan eski adıyla Orta Vadeli Program (OVP) yeni adıyla Yeni Ekonomi Programı (YEP) hem içeri de hem de dışarıda olumlu manada ciddi bir karşılık bulmuş durumda. Programın başarı ile uygulanacağına dair güvenin oluşması ile söz konusu riskleri minimize ederek yolumuza devam edebileceğimizi ve bu zorlu süreci atlatabileceğimizi unutmamak gerekiyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.